Mevlâna Celaleddin-i Rûmi » Diskussionen

800.Yıl Şeb-i Arus Vesilesiyle Birkaç Kelam'da Benden...

 
    • [Gelöschter Benutzer] schrieb...
    • Benutzer
    • 9. Okt. 2008, 14:35

    800.Yıl Şeb-i Arus Vesilesiyle Birkaç Kelam'da Benden...

    ...............Bu Şeb-i Arus ile Mevlana yılını selamlamış oluyoruz. Böyle bir insanı kamilin bize bıraktığı manevi mirasına sahip olmanın sorumluluğu ile önümüzdeki yıl önemli etkinlikler düzenleyeceğiz. Şiddet ve nefretin arttığı bu devirde Mevlana'nın kutlu mesajını iletmeye çalışacağız. Mevlana'nın sesine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Barış, önce insanın kalbinde gerçekleşmelidir. Adı dahi barış anlamına gelen İslamiyet, Müslüman'ın sadece dilinde değil onların kalbine yerleşmiştir. İslam'ın barış mesajı Müslümanlar'ın kalbinde yer tutmalıdır. Hümanist değerlerin batıda ortaya çıkmasından önce Mevlana'da mükemmel şeklini almış olmasını İslamiyet'e borçluyuz. Medeniyetler çatışması tezlerini çürüten medeniyetler ittifakı çağrısının İspanya ile Türkiye'den yükselmesi boşuna değil. Cevap aradığımız sorular Mevlana'nın hikmetli sözlerindedir. Yapmamız gereken bu değerlerimizi her zamankinden daha gür bir sesle yükseltmek. Medeniyetler ittifakının zemini, farklılıklara rağmen bizi biraraya getiren ortak insanı değerlerdir. Yani bu bir Mevlana ittifakıdır. Onun için Mevlana'nın ülkesi, farklı din ve kültürleri birarada yaşatan tarihi tecrübesi olan bir ülkedir. Şiddet ve nefret hastalıklarından kurtulmak için sonsuzluk çeşmesinden su içen kişilerin kılavuzluğunda vahdete giden yolu bulmalıyız. Bu çatışma, ayrışma, nifak değil birliktir. Mevlana'nın değişi ile 'ikilik şaşı gören gözün görüşüdür'. Aklın, ilmin, kalbin yolu bize birliği gösteriyor. Can, bilgi ile akılla dosttur. Bizler bu coğrafyada asırlardır bu anlayışla farklılıklarımızı gözetmeden barış içinde yaşadık. 'Yaratılanı sev yaratandan ötürü anlayışı' ile yaşadık. Yeryüzünde bu engin tecrübeye sahip başka bir ülke gösteremezsiniz. Gençlerimize sesleniyorum; bu değerlere sahip çıkmak, bu iklimi yaşatmak sadece bizim için değil bütün insanlığın geleceği için önem taşıyor

    • [Gelöschter Benutzer] schrieb...
    • Benutzer
    • 9. Okt. 2008, 14:37

    • [Gelöschter Benutzer] schrieb...
    • Benutzer
    • 17. Dez. 2008, 15:50

    We should understand Mevlana's philosophy more than ever today

    The 735th commemoration of the death of Mevlana Muhammed Jelaluddin Rumi will conclude today with a closing ceremony marking Şeb-i Arus, or Mevlana's union with God.

    Also referred to as Şeb-i Arus (the Night of Union), this day is not one of mourning, but of celebration. Rumi is most famous in the world for his "Mesnevi" (The Couplets), originally written in Persian.


    NOT

    Mevlana-lover French Professor Eva de Vitray Meyerovitch buried in Konya in her will and testament. She had requested to be buried in Konya nine years ago and that wish fulfilled during the Şeb-i Aruz ceremony held in remembrance of Mevlana.

    Mevlana-lover French female professor's body was brought from the French capital of Paris to Konya last week. Professor Eva de Vitray Meyerovitch became a Muslim after she learned about Mevlana Jalal ad-Din Rumi and named herself "Havva Meryem" (Eve in Arabic).

    In a conference in Konya in 1998, the professor said, "bury me in Konya so that I will lie under the shadow of Mevlana's spiritualism till the doomsday." Meyerovitch died a year later at the age of 90. She was buried in Paris upon the demand of her family. Konya Municipality tried to convince her family to bury the professor in Konya for five years. Her family gave the permission two months ago.

    *****************************************************************************************

    Mesnevi'yi okuduktan sonra İslamı seçip Havva Meryem adını alan Fransız profesör Meyerovitch, 1999'da 90 yaşında vefat etmiş ve cenazesi Paris'te toprağa verilmişti. Meyerovitch'in cenazesi, vasiyeti nedeniyle 12 Aralıkta uçakla Paris'ten İstanbul'a getirilmiş, daha sonra Konya'ya nakledilmişti.

    Prof. Dr. Eva De Vitray Meyerovitch'in, 26 Mayıs 1998'de Konya'da düzenlenen sempozyumda yaptığı ''Mevlana ve Psikoloji'' konulu konuşmasının sonunda, ''Benim gibi yaşlı bünyesi, hasta kalbiyle kilometreler katetmek bile Hz. Mevlana'nın huzurunda yorgunluk değil, mutluluk verir. Onun maneviyatının gölgesinde kıyamete kadar kalabilmek için beni Konya'ya gömün'' demişti.

    1909 doğumlu Meyerovitch, hukuk ve felsefe eğitimi aldıktan sonra çalışmalarını edebiyat, felsefe ve tasavvuf konuları üzerinde yoğunlaştırmış, dünyanın birçok ülkesindeki üniversitelerde dersler ve konferanslar vermiş, Mevlana'nın eserlerini Fransızca'ya çevirmişti. Allah ondan razı olsun mekanı cennet olsun...

    *****************************************************************************************
    Pîşîter â pîşîter ey cân-ı men.
    Peyk-i derî Hazret-i Sultân-ı men

    (Beri gel, daha beri ey benim canım, Ey benim sultanımın habercisi!)

    beytindeki “Dervişlik ölüme hazır olma sanatıdır” farkındalığı ile Azrail(as)’i
    karşılamak nasib ola, son nefeste cümlemize...

    ****************************************************************************************

    Bearbeitet von einem gelöschten Benutzer am 14. Jan. 2009, 9:36
    • [Gelöschter Benutzer] schrieb...
    • Benutzer
    • 20. Dez. 2008, 8:00

    Bearbeitet von einem gelöschten Benutzer am 14. Jan. 2009, 9:37
    • [Gelöschter Benutzer] schrieb...
    • Benutzer
    • 12. Jan. 2009, 22:46

    Hırs ve Tamah

    Ey oğul; bağı çöz, özgür ol! Ne zamana kadar altın ve gümüşün esiri olacaksın?

    Denizi bir testiye döksen ne alır? Ancak bir günlük kısmetini.

    Harislerin göz testisi dolmadı. Sedef, kanaatkar olduğundan inci ile doldu.

    Hırs kulağa bir şey duyurmaz, kin gözü kapatır, adama bir şey anlatmaz.

    İste ama, ölçülü iste; bir otun, bir dağı çekmeğe kudreti yoktur.

    Hakk’ın rahmetinden uzak olan, sultan bile olsa gözü açtır.

    Hırs yüzünden âkıbeti görmemek, kendi gönlüne, kendi aklına gülmektir.

    Tamah, kulağa bir şey duyurmaz. Garez, gözü kapar; insana bir şey anlatmaz.

    Ey oğul! Hırslı olanlar mahrum kalırlar. Hırslı insanlar gibi hızlı hızlı koşma; yavaş yürü!

    Hırs kördür; halkın ayıbını inceden inceye görür, bucak bucak dolaşır söyler.

    Senin hırsın, bu dünyada ateşe benzer. Her alevi, yüzlerce ağız açmıştır.

    Hırs ve hasetten ibaret olan şu bağı çöz. Ebu Leheb’in karısının boynundaki hurma ipini düşün.

    Şeytan, nasıl kendisini taşlanmış bir hale getirmişse hırs da onun gibi seni kör etmiş, her şeyden mahrum bırakmıştır.

    Kanaâtten hiç kimse ölmedi; hırsla da hiç kimse padişah olmadı.

    Hırs, insanı kör eder, ahmak yapar, bilgisiz bir hale sokar; ölümü de kolaylaştırır.

    Tamahkâr, tamahı yüzünden zenginin ayıbını görmez. Tamahlar bütün gönülleri kaplar.

    Gözün, aklın ve kulağın saf olmasını istiyorsan tamah perdelerini yırt!

    Çünkü sûfiyi yoldan çıkaran tamahtır. Yoldan çıkarır da sûfinin hali mahvolur ve o, ziyan içinde kalakalır.

    Yemeğe, zevk ve semâa tamah ediş, hakikate akıl erdirmesine mani olur.

    Ayna bir şeye tamah etseydi, bizim gibi münafık olur, her şeyi olduğu gibi göstermezdi.

    Terazinin mala tamahı olsaydı, tarttığını nasıl doğru tartardı?

    Kimde tamah varsa, dili tutuk bir hale gelir. Nasıl olur da tamahla göz ve gönül aydınlanır, buna imkân var mı hiç?

    Tamahkâr adamın gözünün önünde makam ve altın hayâli, gözdeki kıl gibidir.

    Tamah, huyu fitne olan bir hırsızdır; hayâl gibi her an bir sûrete bürünür.

    Onun hilesini Allah’tan başkası bilemez. Allah’a sığın da o alçaktan kurtul!

    Fakat tamahı bağladın mı Hakk’ın nurlarına dalarsın. Mustafa (a.s.), bunun için “Tamaha düşenin nefsi alçalır” demiştir.

    (I/19-21, III/66, I/140, II/0588, 1547, III/66, 595, 2629, IV/0249, V/0764, 1468, 2398, 2823, I/2350, II/569-573, 579, 580, VI/476, 477, V/3631)

Anonyme Benutzer dürfen keine Beiträge schreiben. Bitte log dich ein oder registriere dich, um Beiträge in den Foren schreiben zu können.