• [Gelöschter Benutzer] schrieb...
    • Benutzer
    • 9. Okt. 2008, 3:16

    Mevlana'dan......

    Öldüğüm gün tabutum götürülürken, bende bu dünya derdi var sanma...
    Benim için ağlama, yazık, vah vah deme;
    Şeytanın tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır,
    Cenâzemi gördüğün zaman firâk, ayrılık deme,
    Benim kavuşmam, buluşmam işte o zamandır,
    Beni toprağa verdikleri zaman, elvedâ elvedâ demeye kalkışma,
    Mezar, cennet topluluğunun perdesidir.
    Batmayı gördün değil mi? Doğmayı da seyret, güneşle aya gurûbdan hiç ziyân gelir mi?
    Hangi tohum yere ekildi de bitmedi? Ne diye insan tohumunda şüpheye düşüyorsun?
    Hangi kova kuyuya salındı da dolu dolu çıkmadı? Can Yusuf’u ne diye kuyuda feryad etsin?
    Bu tarafta ağzını yumdun mu, o tarafta aç
    Zîrâ senin Hayy u Hû’yun, mekânsızlık âleminin fezâsındadır

    • [Gelöschter Benutzer] schrieb...
    • Benutzer
    • 9. Okt. 2008, 3:21

    • [Gelöschter Benutzer] schrieb...
    • Benutzer
    • 9. Okt. 2008, 12:17

    :::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

    Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
    İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
    Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir,
    Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...

    Ben yaşadıkça Kur'an'ın bendesiyim
    Ben Hz.Muhammed'in ayağının tozuyum
    Biri benden bundan başkasını naklederse


    Ondan da bizarım, o sözden de bizarım, şikayetçiyim...

    Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız
    Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir...
    Güneş olmak ve altın ışıklar halinde
    Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim
    Gece esen ve suçsuzların ahına karışan
    Yüz rüzgarı olmak isterdim....

    Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap...

    Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz
    Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz...

    Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir
    Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır...

    Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini
    Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil...

    Bir katre olma, kendini deniz haline getir
    Madem ki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin Beri gel, beri !

    Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?
    Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...

    Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol...

    Bearbeitet von einem gelöschten Benutzer am 10. Okt. 2008, 19:27
    • [Gelöschter Benutzer] schrieb...
    • Benutzer
    • 9. Okt. 2008, 12:23

    800.Yıl Şeb-i Arus Vesilesiyle Ettiğim Birkaç Kelam

    ..........Mevlâna, düşünceleriyle çağından ötelere ışık tutan bir insan-ı kâmil idi.Yüzbinlerce insanın nifak kavgaları nedeniyle canı alınırken, engizisyon mahkemeleri din adına insanlara zulüm ederken, Haçlılar ve Moğollar Anadolu'ya saldırırken, Anadolu'da yepyeni bir barış ve sevgi ortamı yeşerdi. ''Bu ortamın temelinde 72 milleti bir sayan, bütün dinleri ve mezhepleri kardeş ilan eden bir sevgi ve barış anlayışı vardı. Bu anlayış nefretleri, hırsları ve dünyevi saplantıları, silah ve savaşla değil, hoşgörü ve sevgi okyanusu içinde yumuşatıp eriterek, ilahi bir aşkla, Anadolu kültürünü şekillendirmiştir''

    ..........Hz. Mevlana, hiç şüphe yok ki çok büyük bir din adamıdır. İslamiyetin özünü kavramış, İslamiyet`i en güzel şekliyle sahiplenmiş, bunu da her vesileyle ortaya koymuştur. (Ben, Kuran-ı Kerim`in kölesiyim, Muhammed`in yolunun toprağıyım) diyen Hz. Mevlana`dır. Tasavvufu da ön plana çıkaran Mevlana, çelişkilerin arkasındaki birliği, çatışmaların arkasındaki uzlaşmayı kavrayan, ortaya koyan, bir büyük din adamı, filozof ve şairdir.

    ..........İlmin kapısını inancın kapısıyla bütünleştirmeyi başarmıştır ve bu alanda çok büyük bir örnek oluşturmuştur. Bu nedenle Mevlana ve 13. yüzyıl tasavvuf erbabının etkisiyle Anadolu İslamiyeti, insan, akıl, sevgi ve hoşgörü çizgisinde gelişmiştir. Onun içindir ki bugün Türkiye, İslamiyet`in en özgür, en akılcı, en ileri ve en güzel yaşandığı yerdir.`

    ..........Mevlana, dar kalıplara girmeyi reddetmiştir. İnsanları hoşgörü ve barışla karşılamayı başarmış bir insandır. Yaşadığı toplumun bağnaz düşüncelerine karşı sesini yükseltmekten, gerektiğinde aydın bir insan olarak en cesur değerlendirmeler yapmaktan hiçbir şekilde kaçınmamıştır.Onun içindir ki, bizim yaşadığımız İslamiyet, Taliban`ı yetiştiren değil, Hz. Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli`yi yetiştiren İslamiyet olmuştur

    • [Gelöschter Benutzer] schrieb...
    • Benutzer
    • 23. Nov. 2008, 6:55

    Dildaşlık mı, Gönüldaşlık mı?

    Çok olur Hindî ve Türki hemzebân

    İki Türk olur veli bîgâne san

    Bâ-husûs ola zebân-ı mahremi

    Hemzebândan oldu alâ hemdemi
    .................................................................

    Gönüldaş olduktan sonra bir Hindu ile Türk anlaşabilir de aynı dili konuşan iki Türk anlaşamaz.. O halde gönüldaş olmak âladır dildaş olmaktan..

    • [Gelöschter Benutzer] schrieb...
    • Benutzer
    • 23. Nov. 2008, 6:57

Anonyme Benutzer dürfen keine Beiträge schreiben. Bitte log dich ein oder registriere dich, um Beiträge in den Foren schreiben zu können.